|
|
Günışığı Gazetesi Yazarı Yücel ÇAKMAK Kebanlı sanatçımız Bülent
SERTTAŞ ile yapmış olduğu röportajı sizler ile paylaşıyoruz.

Sempatik tavırlarıyla tüm Türkiye’nin
gönlünde taht kuran Türk Halk Müziği Sanatçısı Bülent Serttaş ile
yaptığımız söyleşide, spor dünyasından sahne dünyasına nasıl adım
attığını, ailesini ve Elazığ’ı konuştuk.
Serttaş, Elazığ’ı ve Elazığlı olmayı çok seviyor. Elazığ’la hiç
bağlarını koparmayan sanatçı yaz tatilinin bir kısmını Elazığ’da
baba ocağı Keban’da geçiriyor. İki çocuk sahibi olan Serttaş,
önümüzdeki günlerde bir erkek evlat daha bekliyor.
“Çayda Çıra” adlı TV programı ile evlerimize konuk olan Serttaş,
programa Elazığlı sanatçı alamamanın burukluğunu yaşıyor. “Neden?”
sorumuza ise oldukça sitemli bir cevap veriyor: “Çağırdım
gelmediler…”
İşte size keyifle okuyacağınız bir söyleşi.
ÇAKMAK: Bülent Serttaş kimdir?
SERTTAŞ: Bülent Serttaş, 18 Kasım 1965 Keban’da doğdu. İlk, orta ve
lise öğretimini Keban’da bitirdi. Beş kardeşli bir ailenin en küçüğü
olan Bülent Serttaş, insanları, güzel ve dürüst yaşamayı seven
Elazığ ruhunu her an yüreğinde taşıyan saf bir Anadolu ve Elazığ
delikanlısıdır.
ÇAKMAK: Sanat dünyasına nasıl atıldınız?
SERTTAŞ: Daha 5 yaşındayken Keban Lisesi’nin hazırlamış olduğu bir
tiyatroda
‘Ben Bir Garip Keloğlanım’ ve ‘Esmerim Biçim Biçim’ adlı türküleri
okuyup ilk sahne tozunu yutmuştur. Sesimin güzelliğini ta o günlerde
ortanca abim Yalçın (Zalım) Serttaş anlamış olacak ki, lise biter
bitmez Elazığ’da Çatı Restaurant’a götürdü. Bir uzun havayla sahne
hayatı başlamış oldu. O zamanın Kolordu Komutanı Sayın İsmail Hakkı
Karadayı, Emniyet Müdürü Sayın Mehmet Canseven, Emniyet Müdür
Yardımcısı Sayın Salih Dost ve can dostum ağabeyim Mehmet Emin
Yalçın’ın bugünlere gelmemde en büyük yardımlarını ta o zaman
Elazığ’da bana yapmışlardır. Adını sayamadığım bütün dostlarıma da
şükranlarımı sunuyorum.
ÇAKMAK: Spor ile uğraştığınızı biliyoruz. Hatta iyi bir kaleci
olduğunuzu biliyoruz. Kısaca sporcu kimliğinizden bahseder misiniz?
SERTTAŞ: Spor benim hayatımda bir tesadüftür. Büyük abim Mustafa
Serttaş Keban Spor’un kalecisiydi. Hakkında o kadar güzel
konuşuyorlardı ki, bende bunları duyunca kaleci olmaya karar verdim.
Bende o güzel övgüleri duyabilecek miyim diyerek yıllar sonra kaleyi
abimden devir aldım ve 1983’de 10 maçta 5 gol yiyerek (2 si
penaltıdan) yılın futbolcusu seçildim. Devam edebilirdim ama sahne
duygularım daha ağır bastı.
ÇAKMAK: Evlilik hayatı nasıl gidiyor? Özellikle baba olmak nasıl bir
duygu? Çocuklarınızdan bahseder misiniz?
SERTTAŞ: Kendi yaşamımı 3’e ayırdım. Birincisi evlilik öncesi
ikincisi evlendikten sonra üçüncüsü de çocuklardan sonraki… İşte
gerçek hayat çocuklardan sonra başladı. Bir kızım bir oğlum Allah
nasip ederse kasım ayının ortalarında bir oğlum daha olacak. Annem
ve babam, ‘yavrum size gelecek gada bela bize gelsin’ derlerdi.
Anamın babamın ne demek istediklerini ancak yavrularım olduktan
sonra anlayabildim. Anam babam ve bu yazıyı okuyanlarında ölmüşleri
nur içinde yatsın.
ÇAKMAK: En son bir TV kanalında müzik programı yapıyordunuz. Ve bu
program oldukça başarılıydı. İzlenme oranı yüksekti. Neden kısa
sürdü? Yine böyle bir program var mı?
SERTTAŞ: Evet Çayda Çıra adlı TV programı yaptım. Reyting rekoru
bendeydi. Türkiye’de en iyi reyting alan ilk 3 sanatçının içinde
Bülent Serttaş var. (bu TV yorumcularının açıklamasıdır) Niye kısa
sürdüğünü ben söylemeyeyim de, şu anki programlara bakıp
değerlendirmeyi siz yapın. Bu yazı yayımlandığında belki de TV
programım (Kanal 7 Televizyonu’nda “Göster Kendini” adlı bir
programın hazırlıkları yapılmaktadır) başlamıştır.
Elazığ’ın simgesi Çayda Çıra’dır. Kendi ismimi bile kullanmadım.
Programın adı Çayda Çıra olup ta hiç bir Elazığlı sanatçıyı da konuk
alamamanın üzüntüsünü hala yaşıyorum.
ÇAKMAK: Müzik çalışmalarınız ne aşamada? Yeni bir albüm çalışmanız
var mı?
SERTTAŞ: Müzik çalışmalarımı yakında basından takip edebilirsiniz.
Yeni albüm hazırlığına başladım. Yılbaşında çıkmış olur inşallah.
ÇAKMAK: Yaz tatillerini Elazığ’da geçiren nadir sanatçılardan
birisiniz? Elazığ sevdanız ne düzeyde? Elazığ’ın neyini
seviyorsunuz?
SERTTAŞ: Evladı olduğum o kutsal topraklarda yetişmişliğin,
efendiliğin beyefendiliğin tozuyla yoğrulup oralardan uzak kalmayı
kendime ihanet sayarım. Özellikle çocuklarımı getirip o havayı
yaşatmak geleneklerimizi öğretmek benim için keyiflerin en yücesi.
Elazığ’da şura güzel bura güzel demek zor. Kötü bir yerimiz yok ki
nereyi sayayım ki Elazığımın.
ÇAKMAK: Sizi sevenler size “Ailemizin sanatçısı” unvanını verdiler.
Bu unvan her sanatçıya nasip olmaz. Bu unvanı nasıl aldınız? Neler
hissediyorsunuz?
SERTTAŞ: Evet ‘ailemizin türkücüsü’ 1991 yılında doğdu. İsim hakkı
da şu anda Ankara Ticaret Odası Başkanı olan Sayın Sinan Aygün’ün
sevgili eşi Mine Aygün’e aittir. Ankara Süreyya Gazinosu’nda 108 gün
aralıksız 3 assolist değiştirerek çalıştığım dönemde bu unvanı bana
layık görmüşlerdir. Mükemmel duygular yaşıyorum.
ÇAKMAK: Elazığ mahalli müziği ile aranız nasıl?
SERTTAŞ: Elimden geldiği kadar her çıktığım programda mahalli
olmazsa bile muhakkak bir Elazığ türküsü yapıştırıyorum. Mahalli
türkülerimiz benim bir sevdam vazgeçilmezim.
ÇAKMAK: Son olarak Elazığ’daki sevenleriniz için ne söyleyeceksiniz.
Onlara mesajınız var mı?
SERTTAŞ: Bu yaşıma kadar hemşerilerimin yüzünü öne eğdirecek hiç bir
muhabbete girmedim girmemde. Her zaman gurur duyacakları haberlerle
karşılarına çıkacağım. Bu satırları okuyan bütün Gakgoşlarıma
saygılarımı sunuyorum. Elazığlı ile ilgili kendi yorumumla
vedalaşmak istiyorum:
“Nerde bir Elazığlı varsa Elazığ oradadır”

|
|